Düzensizliğin İçindeki Düzen
Hepimiz hayatımızda belli bir rutin ve kendimize göre bir düzen içinde yaşamaya alışmış ve kendimizi bu rutinde güvence altına alan canlılarız. Oysa ki doğaya baktığımızda bizden başka hiçbir canlının bir rutini olmadığını her bireyin kendine özgü bir yaşamda hayatta kalmaya çalıştığını görürüz. Bir ayı kış uykusuna yatıp 6 ay sonra tekrardan uyanırken ağustos böceği yazın çalışarak kışın bu verimli gecirdiyse eğer meyvelerini bu zamanda alarak yaşamını geçirir. Doğada zaman kendi kendine akar gider. Vaktinden önce bir cicegin kışın açtığını ya da yaz meyvesi olan çileğin kışın doğal ve organik ürün verdiğini göremeyiz. Doğadaki zamana müdahale edemeyiz. Her şey vaktini bekler. Peki biz insanoğlu için hayat öyle mi?
Gecen gün bir sunumda hayatımızın en düzenli olduğu anın ölüm olduğu an olduğunun farkında olunca sadece o zaman düz bir çizgiye erişiyor gercegiyle bir kez daha karşılaştım. Yaşam peki sadece ölünce bu düzen stabil oluyorsa hayatımızda yoluna koymaya çalıştığımız düzen neyin çabası oluyor ?
Bazen çözüme en yakın olduğumuz nokta her şeyin en karışık olduğu zamanlar oluyor hepimiz bazen kendimizi söylenirken bulabiliriz her şey hep üste üste geliyor zaten her şey karmakarışık oldu biri başlayınca diğerleri de zaten kötü gidecek diyerek kendimizi bulabiliriz. Peki cok sevdiğim bir sözü hatirlatmak isterim: “nerden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını diye başlar. Ya da güneşin doğmaya en yakın olduğu vakit gecenin en karanlık olduğu tan vaktidir. Bazen her yolu deneriz her çözümü uygularız ama belki de çözüm sadece çözmeye çalışmamaktır.
Evrensel yasalardan olan Murhpy kanununu duydunuz mu ? Bir çok kuralı olan Murhpy kanununlarinin bir maddesi de ne kadar beklersen bekle beklemediğin zamanda olacak der ya da bir şeyden ne zaman vazgeçerseniz o sey o zaman size gelecektir der o zaman yapmamız gereken akışta kalmaktır. Siz daha önce akışta kalmak söylemini duydunuz mu ? Bir bakalım nedir bu ? Taoist felsefeye göre akışta kalmak; anın içinde var olmayı ifade eder. Akışta kalmayı benimseyen Wu wei yaşam felsefesi; Laozi’nin klasik eserine göre katıksız şekilde doğaya uyum sağlayan , kendimizi akışa bıraktığımız ve en iyi, en mükemmel olmak yerine rahat olmayı temel alir. ACT
Wu wei yaşam felsefesini temel almak için yapılması gereken 3 adım vardır: Birinci adım fark etmek; nelerin bizim kontrolumuzde olup olmadığının farkında olursak neye devam edeceğimiz ya da boş yere çabalamak yerine vazgeçmeyi de hatırlatır. Bazen yolun yarısından dönmek yolun tamamını gidip dönmekten daha kolaydır.
İkinci adım; yaşamımızdaki katı ve sert duygu,düşünce ve yapılarımızı fark edip esneyebilmektir. bunlar neler; kendimize ve çevremize koyduğumuz şartlar, yaptığımız genellemeler( böyle olmalı, şöyle yaparsa bunu gösterir gibi) ve üçüncü adım yargısızca gözlem yapıp olanı kabul etmek.
Hayat dediğimiz sonunda koyduğumuz hedeflere ulaşmak kadar bu yolculuktan aldığımız keyif ve süreçtir. Her zaman sonuçlar bizim istediğimiz gibi gitmeyebilir. Sonuçları etkileyen çeşitli faktörler ve değişkenler olsa da olanı ve yolculuğu kabul ettiğimizde elimizden gelenin iyisini yapmaya çalıştığımızda kafamızdaki düşünceleri kontrol etmeye çalışmaktansa onları anlayıp bedenimizdeki etkilerini fark edip üzerinde çalıştığımızda belki çok şey değişmez ama küçücük bir değişim bile büyük değişimlerin kapısını aralamaya belki şimdilik yetebilir. Siz de bu değişimi bugun başlatmaya var mısınız? Belki de aradığınız düzen düzensizliktedir.
Psikolojik Danışman Damla Karaosmanoğlu & Psk Dr. İnci Güçer
Kaynakça: https://ozlem.ozsoylar.com/çabasız huzur wu wei / 2022
Bir cevap yazın